PHP-Fusion 7.02.07 Türkçe


PHP-Fusion 7.02.07 Türkçe
PHP-Fusion 7.02.07 Türkçe
indirmek için Yukarıdaki Resme Tıklayınız.

PHP-Fusion 7.02.07 Türkçe Güncelleme Dosyasını indirmek için Buraya Tıklayınız.

PHP-Fusion 7.02.07 Türkçe Dil Dosyasını indirmek için Buraya Tıklayınız.

En Son Ziyaret

korsanuydu 08:38:03
KREKLAM 10:44:49
AvaLoN 1 gün
mehmetaltin 1 gün
yusufyazan24 1 gün
ebadem 2 günler
melihakaslan 3 günler
liderc 3 günler
Gametr44 3 günler
genc51 3 günler
mhicabisahin 3 günler
CeRNoBiL 5 günler
efsane_faye 5 günler
uluyaylam 1 hafta
SeRSeRi_23 1 hafta

  Daha çok kulanıcı göster 

Site Reklamları

Son Öneriler

Oylaryorumlar 0 korsanuydu:
seri ilan scripti


Oylaryorumlar 0 acote1979:
Php Fusion 9 Türkçeleştirm...


Oylar 48 yorumlar 0 Sehidim:
Yönetim Kadrosunu En iyi Yö...


Oylar 31 yorumlar 0 bahadir1980:
Yarışma Modülü


Oylar 27 yorumlar 0 CagS:
Haber Resimleri


Kısa Mesajlar

Mesaj göndermeniz için üye girişi yapmış olmanız gerekmektedir.

30.10.2017 15:32
diğer üstadlar sizde ilgilenin lütfen bir tek kurtuluş hocam burda baya kişi giriyor çıkıyor onlardamı hiç bir şeyden anlamıyor sorun çözümü için

18.10.2017 13:14
hocalarım biraz daha burda vakit geçirirsek güzel şeyler çıkaracağız valla uğraşıyorum ama sizden gelecek cevaplar hızlı olsun yeter teşekkürler

18.10.2017 11:37
hocam bırak allah aşkına Smile hem demo veriyim diyorsun, hemde vermemek için elinden geleni yapıyorsun. Neyse boşverelim.

18.10.2017 11:35
hocalarım konu açtım bir el atsanız dosylar mevcutmu sizde ilanlar vs..

16.10.2017 07:39
Grin

Kısa mesaj arşivi

Üye İstatistik Paneli

Kayıtlı: 5384

Bugün: 0
Dün: 10
Bu Hafta: 1
Bu ay: 4
Bu yıl: 49
Yeni Kullanıcı : Gametr44

RSS Yayın

Miraç kandili ve Miraç kandilinin faziletiYazdır

Haberlerİsra ve Mi'rac, Peygamberimizin çok sevdiği amcası Ebu Talip ile, muhtereme refikaları, mü'minlerin annesi Hatice-tül-Kübrâ radiyallahü anhâ'nın vefat ettiği, İslâm tarihinde 'Senet-ül Hüzün' denilen yılda, Allâh-ü Teâlâ'nın, hab'bi (en çok sevdiği kulu ve Peygamberi)'ni teselli içinvözel bir lütuf ve ikrâmı olan dâveti üzerine, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in Cebrail aleyhisselam tarafından Mekke-i Mükerreme'deki Mescid-i Haram'dan alınarak, Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'ya götürülmesi, oradan yedi kat semâvât, arş-uâalâ, âlem-i kürsâ, ve Cenâb-ı Hakk'ın dilediği daha nice yüksek âlemlere kadar çıkarılıp Yüce huz'ra kabul buyurulması, en yüksek seviyede ağırlanması ve bütün bunların akıllara durgunluk verecek eşsiz bir mâcâze olarak gecenin az bir bölümünde gerçekleşmesidir.

İsra ve Miârac mucizelerini gerçekleştiği gece yolculuğu üç safhada olmuştur.

İsrâ Suresinin ilk âyeti Kerâmesinde beyan buyurulduğu üzere, bu muazam gece yolculuğunun birinci safhasına İsrâ denir ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)âin Mekke-i Mükerremeâdeki Mescid-i Haramâdan alınarak, Kudüsâteki Mescid-i Aksââya götürülp getirilmesi demektir.

Yolculuğun bu kısmı, Cebrâil aleyhisselamın refâkati ile Cennetâten getirilen âBurakâ adındaki bir hayvanın üzerinde olmuştur.

İkinci safha, Mescid-i Aksââdan birinci kat semâya kadar yine Cebrâil aleyhisselamın refâkati ile âMi'racâ adı verilen mânevâ bir asansörle, birinci kat semâdan yedinci kat semâyı geçerek Sidre-i Müntehââya kadar olan kısmı ise, Cebrâil aleyhisselâmın kanatları üzerinde olmuŞtur.

Sidret-il Müntehâ, Meleklerin Peygamberleri de dahil olmak üzere, bütün mahlâkâtın ilmine hudut teŞkil eden son noktanın adıdır.

Üçüncü safha yani Sidret-il Müntehââdan sonraki yolculuk ise; izah ve tarifinden âciz olduğumuz âRefrefâ adındaki manevâ bir vâsıta ile olmuştur.

Cibrâl-i Emânin kanatları üzerinde Sidret-il Müntehâ makamına ulaştıklarında, Cebrâil aleyhisselâm, Peygamber efendimiz (s.a.v.)âe yolculuğun bu safhasından sonra kendilerine refâkat edemiyeceklerini, çünkü o makamdan ileriye geçmeye meâzun (izinli ve dayanıklı) olmadığını söylüyor, aralarında bunu konuŞuyorlardı.

Mevlid-i Şerifâin müellifi Süleyman Çelebi merhâmun;

Söyleşirken Cebrâil ile kelâm,

Geldi Refref ânüne verdi selâm.

Aldı ol Şâh-ı cihânı ol zamân,

Sidreye gitti ve götürdü hemân... diye çok güzel bir Şekilde ifade ettiği gibi Refref gelip, selâm verdikten sonra kâinâtın efendisi, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)âi alarak Cenâb-ı Hakkâın dilediği yere kadar götürmüŞ, zaman ve mekandan münezzeh o yüce makamda, bilâ vasıta ve perde Zât-ı Ilahâyi görme Şerefine erdirilmiŞ, Habib ile Mahbâb yani Cenâb-ı Hak ile Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ulvâler ulvâsi o yüce makam ve huzurda, akıllarımızla anlayamayacağımız bir keyfiyetle görüŞüp konuŞmuŞlar, daha evvel hiç kimseye nasip olmayan tecellâ-yi küllâye mazhar olmuştur.

Bu konuda Cenâb-ı Hakk Sâre-i Necm, âyet:7-18âde âKendisi en yüksek ufukta idi. Sonra, yaklaştı ve sarktı. O derece ki, (Peygambere) iki yay arası kadar; yahut daha az kaldı. Ve Allah, kuluna vahyedeceğini etti. (Gözü ile) gördüğünü kalb yalanlamadı. Şimdi siz o gördüğüne karş oânunla mücâdele mi ediyorsunuz?

Yemin olsun! Oânu Sidre-i Müntehânın yanında bir daha gördü. Ki Cennet-ül Meâvâ onun yanındadır. O dem ki, Sidreâyi bürüyen bürüyordu! Göz ne şaştı, ne de haddini aştı. Yemin olsun Rabbinin en büyük âyetlerinden bazılarını gördüâ. buyurarak, haber vermektedir.

MİâRAC YOLCULUâUNUN EN BÜYÜK 3 HEDİYESİ

Hazreti Peygamber (s.a.v.); kendisinden evvel hiç bir Peygambere nasip olmamış ve kendisinden sonra da hiç bir kim-seye nasip olmayacak olan bu kutlu Isrâ ve Miârac seferinden dönüŞte ümmetine üç hediye getirmiŞtir.

1ânci hediye: Ümmetinden Allâh-ü Teâlââya Şirk (herhangi bir şeyi ortak) koşmayanların affedileceği ve Cennete gireceği müjdesi,

2âinci hediye: Sâre-i Bakaraânın son âyetleri. âAmenerrasâlüâ diye başlayan son iki âyet-i kerime; Bu âyet-i Kerimelerde;

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)âe, ümmetine tâkat getirmeyeceği yüklerin yüklenmeyeceği müjdesi veriliyor, afv, mağfiret, rahmet ve düŞmanlarına karşı yardım ve zafer verilmesi için duâ öğretilmektedir.

3âüncü hediye; Günde beş vakit namaz. Daha önce sabah ve akşam olmak üzere günde iki vakit kılınan namaz ibadeti, bundan böyle günde beş vakit olarak edâ edilmek üzere emredilmiş, beş vakti kılanlara ise, elli vakit sevâbı verileceği müjdelenmiştir.

Ayrıca; Mâsâ aleyhisselâmâın âon emirâine benzer olarak, Isrâ Sâresinde yer alan âon iki emirâ de, o mübarek gecenin ulvâ hadisesi Miârac ile gelen Ilahâ beyanlardır.

MIâRAC YOLCULUâU İLE GELEN 12 İLAHâ EMİR

Allah-ü Teâla ve Tekaddes hazretleri, yüceler yücesi makam ve huzurda, habâbâi Muhammed Aleyhisselamâa vahiy ve hitâbında, Oânun Şahsında kıyâmete kadar Ümmet-i Muhammedâe hitâbında (Kurâan-i Kerim İsrâ Sâresi âyet 18- 39) Şöyle buyurmuştur.

(Habibim! Kullarıma haber ver!) Her kim acele (geçen dünya) yı isterse, dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar peşin (dünyâlık) veririz. Sonra da ona cehennemi tahsis ederiz. Yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girer.

Kim de müâmin olarak âhireti ister ve çalışmasını ona göre yaparsa, işte böylelerin çalışmaları şükranla karşılanır.

Rabbinin ihsanından her birine, hem onlara hem bunlara veririz. Rabbinin ihsânı yasaklanmış değilidr. (hayra çalışanlara karşılığında hayır, şerre, (kötülüğe) çalışanlara karşılığında mutlaka şer, cezâ verilecektir.)

Bak, bir kısmını, diğerlerine nasıl üstün kıldık. Ama elbette âhiret, dereceler itibariyle de daha büyük, üstünlük yönüyle de daha büyüktür.

1-Allah ile birlikte bir ilâh daha tanımayın! Sonra kınanmış ve kendi başına terkedilmiş olarak kalır ve cehenneme atılırsınız.

2-Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; sakın onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Onları himaye ederek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: "Ey Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl himâye etmiŞlerse, Şimdi de Sen onlara (öyle) rahmet ve yardım et!" diyerek duâ et. Rabbiniz sizin kalplerinizdekini çok iyi bilir. Eğer siz iyi olursanız, Şunu bilin ki Allah, kötülükten yüz çevirerek tevbeye yönelenleri son derece bağıŞlayıcıdır.

3-Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını verin. Gereksiz yere de saçıp savurmayın. Zira böylesine saçıp savuranlar Şeytanların dostlarıdırlar. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür. Eğer Rabbinden umduğun (beklemek durumunda olduğun) bir rahmet için onların yüzlerine bakamıyorsan, hiç olmazsa kendilerine gönül alıcı bir söz söyle.

4-Eli sıkı (cimri) olmayın; büsbütün eli açık (müsrif) de olmayın. Sonra kınanır, (kaybettiklerinizin) hasretini çeker durursunuz. Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarının her hâlinden haberdardır, (onları) çok iyi görür.

5-Sakın geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur.

6-Sakın zinââya yaklaŞmayın. Zira o, büyük bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.

7-Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın. Bir kimse zulmen öldürülürse, onun velâsine (hakkını alması için) yetki verdik. Ancak bu velâ de kısasta ileri gitmesin. Zaten (kendisine bu yetki verilmekle) o, alacağını almıştır.

8-Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar, ancak en güzel bir niyetle yaklaŞın.

9-Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir.

10-Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.

11-Hakkında sağlam bilgi sahibi olmadığınız Şeyin ardına düşmeyin. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.

12-Yeryüzünde, kibir ve gururla, böbürlenerek yürümeyin. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin.

İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdendir. O halde Allah ile birlikte başka ilâh edinmeyin; sonra kınanmış ve (Allah'ın rahmetinden) uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsınız.

İSRâ VE MİâRAC YOLCULUâU NASIL YAPILDI?

Peygamber Efendimiz'in İsrâ ve Mi'rac yolculuğunun "râhen mi, ceseden mi" yapıldığı hususunda birçok ihtilaflar olmuş ise de, bu mâcizeyi haber veren âyet-i Kerâme'de geçen "abid" kelimesi bu ihtilaflara çok açık ve net bir cevap teşkil etmektedir.

Dolayısıyla "abid" kelimesi, yalnız râha değil, yalnız cesede de değil, ruh ve cesedin her ikisine birden denildiği için, Fahri Kâinât'a, âlemlerin Efendisi ve Allahâın en sevgili kulu ve en aziz Rasâlüâne, bu seyâhatin hem ruh ve hem de cesedi ile beraber yaptırıldığı muhakkak yani üzerinde en küçük bir şüphe ve tereddüt yoktur.

Miâracın vukâunda Hadis, Tefsir, Kelâm ve Tasavvuf âlimleri ittifak halindedirler. Ancak izah tarzlarında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Bu da, bu ulvâ hâdisenin, kristalize edilmiş elmas gibi çok yönlü ve manevâ sırlarla dolu bir hadise olmasındandır.

Yüce Allah tarafından hakkında "Levlâke, Levlâke lemâ halakt-ül eflâk (sen olmasaydın, sen olmasaydın, seni yaratacağımı ezelde takdir etmemiş olsaydım, Ben ecrâm-ı ulviyye ve süfliyyeyi halketmeyecektim, bütün bu varlığı senin Şerefine yarattım" buyurulan bir Peygamberin, nezdi ulâhiyyetteki sevgisini takdir edenler için Mi'rac'ı akla baâd (uzak) görmeye aslâ mahal yoktur.

İsrâ ve Mi'rac, insan aklının kavrayamayacağı, lâhâtâ bir hâdisedir, metafizikdir, mâ-bâ'düt-tabâadır (akıl üstü bir şeydir).

Tek kelime ile mâcize ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in hiç kimsenin mazhar olmadaığı ve aslâ olamıyacağı en büyük İlâhi lütfa mazhar oluşudur.

Şu gerçek te bilinmelidir ki; Ilmi herşeyi kuşatan Yüce Allâh'ın kudretiyle, varlığın hülasası ve en sevgili kulu, son Peygamberi Muhammed (s.a.v.)'in bu mucize yolculuğunda zaman ve mekân kaydı, mesâfe ortadan silinmiştir.

İnsan, akıl kantarı ile onu tartamaz. Tartmağa kalkışılırsa terazi kırılır.

Muhammedâden diğer yok dâhil olmuş Kabe Kavseyne,

Kirâm-ı enbiyâdan girmedi bir ferd o mâbeyne.

Ne mâni kudret-i Hakâtan bu hâle,

Bu dâvâda yok muhâle havâleâ

Yâ İlâhâ ol Muhammed hakkı için,

Ol şefâat kânı Ahmed hakkı için,

Ol gece söyleşilen söz hakkı için,

Ol gece Hakkı gören göz hakkı için,

Yâ İlâhâ saklagıl âmânımız,

Verelim âman ile tâ cânımızâ

Biz günahkâr âsâ mücrim kulları

Yarlıgâyup kıl günahlardan berâ

Afvedüp isyânımız kıl rahmeti

Ol habâbin yâzü sâyâ hürmeti.

Yâ İlâhâ kılma bizi dâllân

Bu duâya cümlemiz diyelim âmin

Ümmetinden razı olsun ol muân

Rahmetüllahi aleyhim ecmeân..

Miârac Kandiliniz Mübârek olsun..
Henüz yorum yazılmamış.

Yorum yaz

Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.

Oylama

Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye olun ya da üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.

Meta Tags